TUFAN AKAN
grand
Manisa
28 February, 2024, Wednesday
  • DOLAR
    31.20
  • EURO
    33.80
  • ALTIN
    2034.6
  • BIST
    9179.48
  • BTC
    56963.378$

MEKTUPLA GELEN HAYAT

01 December 2023, Friday 14:35

 

Gün yeni ışımıştı uyandığında. Perdeyi sıyırıp evin camını açınca çimenlerin üzerine yağan çiyin kokusu da ayazı da yüzüne vurmuştu. Toprak kokusunu içine çekip. Yıllardır bir tarafı yangın yeri diğer tarafı zemheri ayazı olan benliğine şifa olmuyordu. Ne bu ayazlar ne de bu harman yeri sıcakları. Yaşadığı acılar benliğini unuttursa da umudu unutturmuyordu ona. Sanki taa o zamandan belliydi. Herşey ve herkes gitse de umudunun hep ona kalacağı.

Zor olsa da lise bitmişti. Yoklukla yoksunlukla çoğu zaman kimsenin görmediği gözyaşıyla. En acımasız haliyle hissedilen kimsesizlikle. Sadece onun için zor değildi o yıllar. Devletinde dar boğazda olduğu; sokakların, yolların, köylerin, şehirlerin tekin olmadığı zamanlardı. Düşününce ölmeden liseyi tamamlamış olmak kendini bile çok şaşırtıyordu.

Hava kararmadan köye gidecek vesayet bulması gereken. Gün ışımadan geldiğinde okulun bahçesinde dikkat çekmeden oturması gereken, işlerini halletmek için yola koyulduğunda yolun sağından da solundan da gidemeyip orta refüjden gitmek zorunda kalınan memleketin yangın yeri olduğu yıllar.

Neden mi orta refüj? Çünkü yolun sağında olursan solcuların, solunda olursan sağcıların hedefinde olduğun. Ve hava karardığında tekin olmayan sokaklarda olduğundan, bedenini ve ruhunu korumak zorundasın. Bu yüzden orta refüj…

13 yaşında başlayan hayat mücadelesi, dizgine vurulmaksızın devam etti onun için. Hızını hiç kesmedi aksilikler. İlk çelmeyi küçük yaşta aldığında ne olduğunu çokta anlamamıştı. Yaş aldıkça yarasının derinliğini fark etti. Hislerini kaybettikçe sanki umudu daha çok bedenine kök salıyordu. Hayatı boyunca gülen yüzünün en büyük sebebi bitmek bilmeyen umudu olmuştu.

Şimdi son çıkmazdaydı. Belki de hayatının en önemli yol ayrımındaydı. Lise bitmişti. Artık tamamen evindeydi. Üniversite sınavına girmek istiyordu. Ancak liseye devam etmesi bile tesadüf olan biri için üniversite sınavı hayaldi. Çünkü il dışında yapılıyordu. Etrafında ona eşlik edecek kimse yoktu. Tıpkı hayallerine eşlik edecek kimse olmadığı gibi.

O camın önünde öylece bakarken. Kalkıp eline kalem ve kağıt aldı. Türkçe derslerinde ona öğretilen dilekçe yazmayı hatırına getirmeye çalıştı. Kafası düşünceleriyle o kadar doluydu ki. Yazacağı cümleleri toparlamak gün batımına kadar sürdü. Kendine geldiğinde güneş batmak üzereydi. Katladı kitabın arasına koydu. Şimdi sıra babasına verip postalatmaktaydı.

Gün geceye döndü. Uzandı yatağına. Garip bir heyecan vardı içinde. Her ne kadar yazıp bitirmiş olsa da. Acaba daha iyi kendimi nasıl ifade ederim diye düşünmekten uyuyamadan gün ışığı penceresine vurmuştu.

Pazartesi olmasından sebep ilçe merkezine babasına gideceğini bildiğinden. Ağılın önünde yakalamış babasını. Zarfı uzatıp.

  • Baba bunu postaneye götürür müsün? Demiş.

Ve babası hiç sorgulamadan alıyor elinden.

Göndereceğinden emin olduğu halde. Yine de bir an önce akşam  olsun ve babası gelsin istiyordu. Bir taraftan da akşam için çorba koymuştu ocağa. O kadar karmaşıktı ki zihni. Bir yandan çorbayı çevirirken bir yandan da yine derin düşüncelere daldı. Kendini ocakta ki tarhana çorbasına benzetti.

Yıllar olmuştu annesi gideli. Tarhana da ezelden yokluk çorbası olarak bilinir ya. Kendini de yokluk insanına benzetti. Maddi değil asla ama manevi yokluktu yıllardır hissettiği. Öyle ki bünyesinde ki sevgi eksikliği, güven eksikliği, sohbet eksikliği. Gıda yokluğu bir katık bir kırık yarmayı çorba etmiş. Bunların yoksunluğu da bu ipek saçlı kızı da kendi etmiş. Çorba iyice kaynamıştı. Son olarak  nohutları koyacaktı içine.  O dilekçeye de eğer cevap gelirse o da sanki bundan sonra ki hayatının son dokunuşu olacaktı.

Dedim ya zihni çok karışıktı. Bulunduğu anla ilgili elinden hiç birşey gelmiyordu. Sadece yaşıyordu. Ama geleceği için sağlam duvarlar örmek istiyordu. Çünkü yaşıtı olan bir çok kişiden ayırıyordu lise eğitimi onu. Bir çoğuna göre öndeydi, iş hayatı için. Bu fırsatı elde etmek için artık sadece dua edebilirdi.

.

.

.

Bir buçuk ay olmuştu. Evlerinin yolun kenarında olması sebebiyle köye girip çıkan tüm resmi araçlar pencerelerinin önünden geçiyordu ve hiçbiri onların kapısının önüne dönmüyordu. Arabaların sayısı arttıkça umudu yerle bir oluyordu. Yaz bitiyor, kış geliyor. Eğer haber gelmezse yeni bir iş arayışı için kışı atlatması gerekiyordu. Bu düşüncelerle yıkadı bulaşıkları. Kapının çalmasıyla çıktı düşüncelerinden. Açtı. Gelen köyün muhtarıydı. Babasını sordu. O da bahçede olduğunu söyleyip kapıyı kapadı.

Çok geçmedi babası eve geldi. Abdest almak için kollarını sıvamış.

  • Asiye Hanım senin dilekçe yerine ulaşmış. Muhtara gelip sormuşlar valilikten bizi.

Ne diyeceğini bilememiş.

  • Ne demişler baba?
  • Yarın sabahtan geleceklermiş.

Zaman Asiye için tam da o an durmuş.

Hiç uyumamış. Gözleri hiç kapanmamış. Daha önce hiç güneş bu kadar hızlı doğsun diye dua etmemiş. Çünkü annesini kaybettiğinden beri onun en büyük sırdaşı gecelermiş. Elemini kederini kimselere anlatmaz. Gözyaşlarını kimselere göstermeden gecenin zifir karanlığında silermiş.

Güneş kendini göstermeye başlamış. Kalkmış elini yüzünü yıkamış, yatağını toplamış. Ne sorarlar?

Şunu sorarlarsa şunu söylerim.

Bunu sorarlarsa bunu söylerim. Diye kendi kendine konuşurken; Özel İdareye ait sarı bir araç evin önüne park etmiş. Arabadan takım elbiseli bir adam inip eve doğru gelmiş. Asiye kapıya çıkmış. Kapının önüne gelen o adam.

  • Asiye Hanım?
  • Benim.
  • Merhaba. Dilekçeniz bize ulaştı ve değerlendirildi. Hazırlıklarınızı tamamlayın. Pazartesi günü işe başlıyorsunuz.

Asiye’ nin cevap vermesine fırsat bile vermemiş. Verse de ne diyecektim ki? Diye düşünmüş kendi kendine. Sadece ‘teşekkür ederim.’ Demiş ardından.

Çok mutluymuş bir o kadar da şaşkın. Bir yastık, bir yorgan, iki parça elbiseyle başlamış onun hikayesi o sabah.

Sağlıcakla kalın.

Yorumlar

  • yorum avatar
    Ahmet Yağcı
    01-12-2023 22:07

    Çok güzel anlatım,sonu çok güzel bir yaşanmışlık.Rabbim kimseyi darda koymasın.Yüreği güzel insanlarla karşılaştırsın.

  • yorum avatar
    Azime
    01-12-2023 21:51

    O asiyenin çok yaşanmışlıkları var balım yine çok güzel olmuş. Yüreği ne sağlık.her dokunuş gerçek hayattan bir parça. ??❤️

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.